İdil Türkmenoğlu Kimdir?

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kişisel/Organizasyonel Gelişim konusunda 18 yıldır çalışan  İdil Türkmenoğlu, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun.  Doğuş ve Boyner gruplarında İK, Pazarlama ve İletişim Yöneticisi olarak çalıştı. 2005’ten bu yana Boyner Holding esnek zamanlı İK ve İletişim Koordinatörü olarak çeşitli gelişim projelerini yürütüyor.

İdil Türkmenoğlu - Ofis HikayeleriSeminerler veriyor.

Yeditepe Üniversitesi’nde İnsan Kaynakları ve İletişim konularında ders veriyor.

Yazıyor. Çeşitli internet sitelerinde ve Cosmopolitan’da köşe yazıları yayımlandı. Milliyet İnsan Kaynakları ekinde 4 yıl köşe yazarlığı yaptı. 2001 yılından itibaren Boğaziçi Dergisi’nde “İş Yaşamı” adlı köşeyi yazıyor, şu anda Genel Yayın Yönetmeni. İlk kitabı “Ofis Hikayeleri” Kasım 2005′te Epsilon’dan yayımlandı. “İşyerinde Eğlence/Olumlu Duygular ve Başarı” adlı ikinci kitabı çok satanlar arasında…

PERYON (Türkiye Personel Yönetimi Derneği), SHRM (Society of Human Resources Management), IPPA (International Positive Psychology Association) ve Ozel Sektor Gonulluler Derneği Yonetim Kurulu Uyesi.

Bir Kariyer Hikayesi – Bölüm 1

Ne umuyoruz, ne buluyoruz? Hangi mesleği, sektörü istiyoruz? Gerçekten mi istiyoruz…Onlarca kapı çıkıyor karşımıza.Yolda defalarca yön değiştiyoruz, bazen isteyerek bazen zorunlu olarak.

Mühendis olsam…

İlköğretim ve lise yıllarında başarılı bir öğrenciydim. İlk tercihim olan Kadıköy Anadolu’dan mezunum. Lise ikiye kadar mühendis olmayı hayal ediyordum. Babam çok iyi bir mühendistir, işini de çok sever. Sayısal derslerimde oldukça başarılıydım, okulumu temsilen TÜBİTAK sınavlarına girecek kadar. Doğal olarak mühendis olabilirdim.  Bu arada doktor halam ise, “araştırmacı” olarak başarılı olacağımı söylüyordu. Dersanelerin yaptığı yetenek envanterleri, “o da olur, bu da” diyordu.

Ya İşletme?..

Bir gün, çok sevgili arkadaşım Müge ile “büyüyünce ne olsak” konuşmaları yaparken, Boğaziçi Makina’da okuyan ağabeyi Murat, “kızlar siz niye kendinizi yoruyorsunuz, işletme okumayı düşünsenize” deyince, aklımız “işletme”ye kaydı. Okuduk, araştırdık, konuştuk… Yılların fizik-kimya-matematik sempatizanı olan ben, lise son sınıfta Sosyal Bilimler ve Edebiyat bölümünden mezun oldum. Yıl, 1991.

Şimdikinden farklı olan sınavda, sözelde 38., Türkçe-matematikte 80. olarak Boğaziçi İşletme’ye girdim (Merak edenler için; Müge’yle de ayrılmadık).

Üniversite sıralarında “pazarlama”

Bazı derslerde zorlansam da çok keyifle okudum. İşletme ve Ekonomi Kulübü’nde aktif olarak gönüllülük yaparken bankacılıktan lojistiğe çok farklı sektörleri ve iş alanlarını tanıma şansım oldu. Elbette, yazları da zorunlu olmasa da stajlar yapıp neyi sevip sevmediğimi anlamaya çalıştım. Finansı sevmediğime karar verdim. Önce gönlüm pazarlamadaydı, ama sonra…

Colgate-Palmolive İnsan Kaynakları Departmanı’nda çok zevkli bir yaz stajı yaptım, ardından okul zamanı da part-time çalışmaya devam ettim. Ne istediğimi bulmuştum (galiba): İnsan Kaynakları

Mezun olurken

Okul arkadaşlarımın çoğu, yurtdışında mastera kabul edilmek için uğraşıyordu. Ya ben ne yapsaydım? Ortalamam dört üzerinden 2.98’di. O sene rahatsızlanan annemi de bırakmak istemiyordum. Üstelik kabul edilsem de bir yere, burssuz okuyamazdım.  Çalışayım, dedim… Yaz boyunca gerekli gereksiz birçok mülakt ve iş denemesi ardından, eylül ayında Garanti Bankası MT sınavlarına girdim.

Bankacılık, ticari pazarlama veya hazine mi?

O zamanlar bankacılık ve özellikle borsa  en popüler iş alanlarındandı. İnsan Kaynakları, hiç değilse Eğitim departmanlarını istiyordum. Ama bankadaki yetkililer, tüm MT grubunu şubelerde Ticari Pazarlamacı olarak aldıklarını, belki birkaç kişinin Genel Müdürlük’te pozisyona geçebileceğini söylediler. Bir de istisna vardi, programı birinci olarak bitiren istediği yere atanırdı…

Eh, birinci bitirmekten başka çare yoktu. İK’yı seçtim (bir Cumartesi sabahı, bankanın Hazine Müdürü’nün şaşkınlıkla beni arayıp, “emin misin” diye sorduğunu hatırlıyorum)

İnsan Kaynakları / Farklı Sektörler

Sonrasını hızla özetleyeyim. İlerleyen günlerde bu karar dönüm noktalarını da yazarım… İnsan nasıl yola çıkıyor, kendini nerelerde buluyor!

Doğuş Grubu’nda 7, Boyner Holding’te 10 sene. Perakendeden, medyaya; sigortadan danışmanlığa, bankacılığa çeşitli sektörler…

Binlerce kişiyle, onbinlerce saat eğitim. Üniversitede hocalık, yazarlık…

Master kısmet olmadı ama, arada biri staj, ikisi eğitim için, üç kez Amerika.

35 yaşından sonra İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Uygulamalı Psikoloji masteri.

Bol bol sivil toplum işleri, derneklerde gönüllülük yöneticilik.

Fatih Türkmenoglu ile evlilik, Talia ve Mira…